The Jolly Boys - Rehab

“Rehab”e gitmek istemeyen, fazla zamanım yok diyen bu ihtiyarlara kimse üsteleyemez bence. Hele “Perfect day”de ıslık çalarak “you just keep me ‘anging on” deyişlerini de duymuşsa. “You can’t always get, what you want” da diyorlar, “but if you try, sometimes you just might find”… Belki de hiçbir zaman geç değil.

Spring, Summer, Fall, Winter and Spring (2003)
“A first sign of the beginning of understanding is the wish to die.” Franz Kafka
(Kağıtlarda “kapalı” yazıyormuş)

Spring, Summer, Fall, Winter and Spring (2003)

“A first sign of the beginning of understanding is the wish to die.” Franz Kafka

(Kağıtlarda “kapalı” yazıyormuş)

Waltz with Bashir (2008)
“Auschwitz begins wherever someone looks at a slaughterhouse and thinks: they’re only animals.” Theodor W. Adorno

Waltz with Bashir (2008)

“Auschwitz begins wherever someone looks at a slaughterhouse and thinks: they’re only animals.” Theodor W. Adorno

Goodbye Lenin! (2003)
“Life is a tragedy when seen in close-up, but a comedy in long-shot.” Charles Chaplin

Goodbye Lenin! (2003)

“Life is a tragedy when seen in close-up, but a comedy in long-shot.” Charles Chaplin

Encounters at the End of the World  (2007)
“Whenever you find yourself on the side of the majority, it is time to pause and reflect.” Mark Twain
Ya da sadece penguen olmaktan sıkılmış bir penguen.

Encounters at the End of the World  (2007)

“Whenever you find yourself on the side of the majority, it is time to pause and reflect.” Mark Twain

Ya da sadece penguen olmaktan sıkılmış bir penguen.

Jules et Jiim (1962)
“If you’re trapped in the dream of the other, you’re fucked.” Gilles Deleuze

Jules et Jiim (1962)

“If you’re trapped in the dream of the other, you’re fucked.” Gilles Deleuze

Scenes from a Marriage (1973)
“It is not a lack of love, but a lack of friendship that makes unhappy marriages.” Friedrich Nietzsche
Aşkın biyolojik bir ömrü varken, sonsuza kadar sürmesini beklemek hayal kırıklığından başka bir şey getirmez herhalde. Üstelik pompalanan bu bazı hormonlara istinaden bir de kontrata imza atılmışsa… Ama evliliğe karşı değilim. İki kişi arasındaki duygusal bir ilişkinin imzayla sabitlenmesini saçma bulmak için evliliğin hayatta sunduğu kolaylıklardan vazgeçmenin gereği yok bence. Bu düşünceler filmden çok Nietzsche’nin sözüyle alakalı oldu aslında, filmi izleyeli uzun zaman olmuş.

Scenes from a Marriage (1973)

“It is not a lack of love, but a lack of friendship that makes unhappy marriages.” Friedrich Nietzsche

Aşkın biyolojik bir ömrü varken, sonsuza kadar sürmesini beklemek hayal kırıklığından başka bir şey getirmez herhalde. Üstelik pompalanan bu bazı hormonlara istinaden bir de kontrata imza atılmışsa… Ama evliliğe karşı değilim. İki kişi arasındaki duygusal bir ilişkinin imzayla sabitlenmesini saçma bulmak için evliliğin hayatta sunduğu kolaylıklardan vazgeçmenin gereği yok bence. Bu düşünceler filmden çok Nietzsche’nin sözüyle alakalı oldu aslında, filmi izleyeli uzun zaman olmuş.

L’Eclisse (1962)
“All language is but a poor translation.” Franz Kafka

Unutmazsam her filmden bir screenshot alıyorum. Daha doğrusu bikaç tane alıp birini seçiyorum. Bazıları bunlar. Yalnız bu L’Eclisse’inkini daha önce bi yerde görmüştüm, dayanamayıp çaldım. Çünkü çok öyle.

L’Eclisse (1962)

“All language is but a poor translation.” Franz Kafka

Unutmazsam her filmden bir screenshot alıyorum. Daha doğrusu bikaç tane alıp birini seçiyorum. Bazıları bunlar. Yalnız bu L’Eclisse’inkini daha önce bi yerde görmüştüm, dayanamayıp çaldım. Çünkü çok öyle.

 Paul Valery, “İnsan kuş kadar hafif olmalı, tüy kadar değil” derken sanırım; uçacaksan bile ne tarafa uçtuğuna sen karar vermelisin diyor.

Paul Valery, “İnsan kuş kadar hafif olmalı, tüy kadar değil” derken sanırım; uçacaksan bile ne tarafa uçtuğuna sen karar vermelisin diyor.

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Arvo Pärt - Spiegel im Spiegel (Mirror in the Mirror)

Evrenin şeklini görüş mesafemiz her yöne doğru eşit olduğundan küre şeklinde görüyomuşuz (ölçüyomuşuz). Yani kalp şeklinde de olabilirmiş pekala. Ama asıl ilginci; evrenin, görebildiğimizden daha küçük olabileceğine dair de bir teori olması. ‘Nası yani ya’ dediğinizi duyar gibiyim, şöyleymiş;

Bu çok uzak galaksiler diye bildiğimiz şeyler, daha yakındakilerin farklı görüntüleri olabilirmiş. Yani, aynı galaksiyi hem önden hem arkadan görmek gibi. Tabii daha genç veya yaşlı hallerini görüyor olmak daha olası… Ama o zaman demek yeterince güçlü bi teleskobumuz olsa, zamanı da tutturabilirsek kendi dünyamızı; çok daha güçlüyse bu teleskop kendi ensemizi filan da görebiliriz. Bu harikulade teorinin yapılan ölçümlerle, gerçeklikle uyuşmamak gibi ufak sorunları varmış gerçi ama ben yine de bilim adamları kapıma gelip argümanlarımı sıralamamı istemedikleri müddetçe buna inanmayı tercih ediyorum. İşte böyle benim evrenim; göründüğünden daha küçük, kalp şeklinde ve kafamızın arkasını görebiliyoruz.